MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024’te yaptığı tarihi çağrının ikinci yıl dönümünde, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024 tarihinde MHP Grup Toplantısı’nda yaptığı tüm ezberleri bozan tarihi çağrının üzerinden tam iki yıl geçti.22 Ekim tarihi siyasi hayatımızda bir milattır.
1 Ekim 2024’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yeni yasama yılı açısında Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli nin Dem Parti sıralarına doğru attığı birkaç adım ile Terörsüz Türkiye sürecinin kapısı aralanmıştı.Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın otoritesi,Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin kararlı, tavizsiz liderliği,Cumhur İttifakı’nın kuvvetli iradesi ve devlet kurumlarının titiz çalışmalarıyla bugünlere gelindi.
“Terörsüz Türkiye “ vizyonu salt bir güvenlik politikası olarak görülmekten ziyade devletin bekası,iç cephenin güçlendirilmesi,hukukun üstünlüğü,demokratik katılım,toplumsal dayanışma ve ekonomik kalkınmayı kapsayan, toplumsal bütünlüğü,milli dayanışmayı ve devletin stratejik geleceğini esas alan kapsamlı bir devlet politikasıdır.” Kırk yılı aşan mücadele birikimi dikkate alınarak Ülkemizin kendi tecrübesi,toplumsal gerçekliği ve devlet geleneğiyle şekillenen özgün model bir oluşturuldu.Çatışmalı ortamların barış ve kardeşlik zeminine çekilmesinde dünyadaki örneklerinden farklı olarak gece -gündüz ilmik ilmik örülen “Devlet Bahçeli modeli” doğdu.Önümüzdeki yıllarda bu özgün model dünyanın değişik bölgelerinde barışın anahtarı olarak kullanılacak,akademilerde araştırma konusu olacaktır.
Devletin zamana ve şartlara göre değişen özel bir yapısı ile genel ve değişmeyen bir ruhu vardır.
Çizgimiz duruşumuz yolumuz bellidir.Orhun’dan seslenen Bilge Kağan Söğüt’ten Bismillah diyen Ertuğrul Gazi,Bizans’ı deviren Fatih Düşmanı İzmir’de denize döken Mustafa Kemal’dir.Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkma” hedefini yakalama azmi ile milli ve üniter bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve Türk Milletini ilelebet yaşatma iradesidir.
İ’lâ-yı Kelimetullah uğruna asırlarca dünya barışının ve adaletinin teminatı, İslam âleminin ve bütün mazlum milletlerin yegâne ümidi olan Türkiye’yi küresel bir güç haline getirme gayretidir.22 Ekim 2024’ten bugüne geçen iki yıllık sürede en kritik adımlardan biri olan Terörsüz Türkiye hedefine ilişkin 12 maddelik kanun teklifi 10 Ağustos’ta Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı.Yasa 467 kabul, 87 ret, 7 çekimser oy aldı 18 Ağustos 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.467 milletvekilinin oyuyla kabul edilen kanun, milli dayanışma ve toplumsal bütünleşmeye yönelik güçlü iradeyi ve kapsamlı mutabakatı göstermesi bakımından Gazi Meclisimizde bir ilktir.Kanun mahkûmiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu sona erdiren bir düzenleme niteliğinde değildir.Devam eden soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri bütün hukuki sonuçlarıyla varlığını korumakta; Suçun vasfına, mahkûmiyet kararına veya ceza sorumluluğuna ilişkin herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.
Bu yönüyle kanun,hukuki niteliği itibarıyla ceza adalet sistemi ile infaz hukukuna ilişkin sınırlı ve koşullu bir kanuni düzenleme niteliği taşımaktadır.
Bu kanun sistematik terörü bitirmeye matuf genel bir amaca sahiptir.
Bu nedenle 7595 sayılı Kanun analiz edilirken, değerlendirilirken ve yorumlanırken sadece pozitif hukuk sisteminde yer alan olağan bir mevzuat unsuru olarak görülemez ve o sınırlarda ele alınamaz.