Haber Ortası
🔍

Haber Ortası

Anında, Tarafsız, Güvenilir Bilgi Kaynağınız

Bahçeli’den ‘100 İl 1000 İlçe’ projesi: 19 yeni il ve 78 yeni ilçe önerisi

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün gazetesine verdiği röportajda “100 İl 1000 İlçe” projesine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “100 İl 1000 İlçe” projesinin ayrıntılarını açıkladı. Bahçeli, objektif kriterler doğrultusunda Türkiye’de 19 yeni il ve 78 yeni ilçe kurulmasını hedeflediklerini belirtti.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün gazetesine verdiği röportajda “100 İl 1000 İlçe” projesine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Ankara Temsilcisi Bahadır Çoban’ın sorularını yanıtlayan Bahçeli, projenin kamu yönetiminin yeni yönetim sistemiyle uyumlu hale getirilmesi ve yerel yönetim yapısının yeniden düzenlenmesi amacı taşıdığını ifade etti.

19 yeni il, 78 yeni ilçe önerisi

Bahçeli, çalışma kapsamında belirlenen objektif kriterler doğrultusunda 19 yeni il ve 78 yeni ilçe kurulmasının hedeflendiğini açıkladı.

“100 İl 1000 İlçe” projesinin yalnızca idari sınırların değiştirilmesine yönelik bir çalışma olmadığını belirten Bahçeli, projenin kamu hizmetlerinin daha etkin ve vatandaşlara daha yakın şekilde sunulmasını amaçladığını vurguladı.

Kamu yönetiminde yeni düzenleme hedefi

MHP lideri Bahçeli, projenin temelinde Türkiye’nin idari yapısının ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden değerlendirilmesinin bulunduğunu belirtti.

Yeni il ve ilçelerin belirlenmesinde nüfus, ekonomik yapı, coğrafi konum, ulaşım, mevcut kamu hizmetleri ve bölgesel ihtiyaçlar gibi objektif kriterlerin dikkate alınması planlanıyor.

Bahçeli’nin açıklamalarıyla birlikte “100 İl 1000 İlçe” projesi yeniden kamuoyunun gündemine taşınırken, önerilen yeni il ve ilçelerin hangileri olacağı da merak konusu oldu.

MHP tarafından daha önce gündeme getirilen proje kapsamında Türkiye’nin 100 il ve 1000 ilçe hedefi doğrultusunda idari yapısının yeniden şekillendirilmesi öngörülüyor.

 

Ben de size teşekkür ediyorum. Başarılar diliyorum.

Öncelikle, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında Türkiye’de dirlik ve düzenin güçlendirilmesi için Milliyetçi Hareket Partisi olarak beş ana ilkeyi milletimizin dikkatlerine sunmak istiyorum. Birincisi, yasama, yürütme ve yargı faaliyetleri arasında denge ve uyumun tesis edildiği, kamu yönetiminde şeffaflık, verimlilik ve liyakat esasına dayanan güçlü otorite ve kurumsallık. İkincisi, merkezden taşraya devletin bütün unsurlarının uyum, koordinasyon ve iş birliği içerisinde çalışmasını sağlayacak, hukuki çerçevesi iyi belirlenmiş yetki ve meşruiyet. Üçüncüsü, Türk devlet geleneğinde hukuka ve mevzuata ruhunu üfleyen adalet ve hakkaniyet.

 

Dördüncüsü, kamu yararını merkeze alan, toplumun talep ve beklentilerine, ahlaki-moral duygularını besleyecek şekilde karşılık veren güven ve refah anlayışı. Beşincisi ise değişen dünyanın risk ve tehditlerini bertaraf edecek, imkân ve fırsatlarına hızla adapte olacak şekilde kurumsal sistemin geliştirilmesi ve iyileştirilmesidir. İstiklalimizin ve egemenliğimizin timsali olan hilalin yanında bu beş unsur, Türk devletinin istikbalini temsil eden yıldız mahiyetindedir. Türkiye, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçişle beraber kamu idaresinde önemli bir reform sürecini hayata geçirmiştir. Türkiye’nin artan nüfusu, demografik dağılımı, şehirleşme süreci, ekonomik ve sosyal dinamikleri, teknolojik gelişmeler ve idari ihtiyaçları, mülki-idari yapısında da reform ihtiyacını doğurmaktadır.

 

Bu bağlamda, idarenin bütünlüğü temel ilkesi etrafında devlet yönetiminin rasyonelleştirilmesi, merkezî idareye ilişkin iyileştirme ihtiyacının giderilmesi, yerel yönetimlerin hizmet odaklı etkinliğinin artırılması ve kamu hizmetlerinin insan merkezli tesis edilmesi için “100 İl 1000 İlçe vizyonunu” Türk kamuoyuna yeniden hatırlatmakta fayda görüyorum. “100 İl 1000 İlçe vizyonumuz”, Cumhuriyetimizin yüzüncü yılına atfen daha önce dile getirdiğimiz, Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın geniş penceresinden kurumsallığa bakan yönü, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında güçlü idari yapısının ilk basamağı, büyüyen ve gelişen Türkiye’nin ayak seslerinin dosta düşmana ilanıdır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak hazırladığımız projeyle 19 yeni il ve 78 yeni ilçe kurulmasını öngörüyoruz.

 

Nüfus, gelişme potansiyeli, coğrafi durumu, hizmete erişimde yaşanan sıkıntılar, stratejik konumu gibi objektif kriterler dikkate alınarak belirlenen ilçelerin il statüsüne çıkarılmasını hedefliyoruz. Kuşkusuz il yapılacak ilçeler, nihayetinde il olma potansiyeli taşıyan ilçelerimiz arasından, devletimizin ilgili kurumlarının belirlenen nesnel ölçütler doğrultusunda ortaya koyacağı mutabakatla TBMM tarafından belirlenecektir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak objektif kriterlere göre il olmasının uygun olacağını düşündüğümüz ilçeler ve ilçe olmasının uygun olacağını değerlendirdiğimiz beldelere ilişkin kanun teklifi, ilerleyen zaman diliminde gündeme getirilebilecektir.

-Anlaşıldığı kadarıyla bu proje, idari sisteme ilişkin kapsamlı bir çalışmanın ürünü. Ne dersiniz?

Evet. Bu proje, Türk ve Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde Milliyetçi Hareket Partisi’nin merkezî idare ve mahallî idarelere yönelik iyileştirme önerileri sunan detaylı çalışmasına dayanmaktadır. Bilindiği gibi Türkiye’nin darbeler, muhtıralar ve kısa süreli koalisyonlarla çalkantılı ve kaotik siyasi süreci, verimli bir kamu yönetimi inşasını mümkün kılmamıştır. Siyasetin konjonktürel durumu ve aktüel tartışmaları, aynı zamanda kamu yönetiminde istikrarsızlığı da beraberinde getirmiştir. 2017 yılında yapılan anayasa değişikliği halk oylaması sonucunda Türkiye, siyasetin yapısal sorunlarını geride bırakarak etkin işleyen bir devlet yapısı inşa etmek adına tarihî bir adım atmış; Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçişi gerçekleştirmiştir. Bu adımın berdevamı ve Türkiye’nin “Türk ve Türkiye Yüzyılı” hedeflerine ulaşabilmesi için Türk idari sisteminin ve kamu yönetiminin de bütünüyle yeni sistemle uyumlu hâle getirilmesi gerekmektedir.

İdarenin geliştirilmesinin sürekliliği içinde; kamu hizmetlerinin etkin ve verimli gerçekleşmesi, kamu yararının azami ölçüde tesis edilmesi, yönetimde adil, şeffaf ve demokratik standartlara kavuşulabilmesi, milletimizin talep ve ihtiyaçlarının, çağın gerek ve icaplarının karşılanabilmesi için merkezî yönetimden taşra teşkilatlarına, bürokrasiden mahallî idarelere uzanan geniş bir yelpazede kanuni düzenlemelerin yapılması zaruret hâline gelmiştir. Bu düzenlemeler, Terörsüz Türkiye süreciyle beraber huzur, istikrar ve refah istikametinde yeniden oluşturulmaya çalışılan iklimin kalıcı olması açısından da önem arz etmektedir. Bu doğrultuda yönetim anlayışına, teşkilatlanma ve insan gücüne, görev, yetki ve sorumluluk sistematiği içinde devlet fonksiyonlarının işlerliğinin artırılmasına ilişkin düzenleme önerilerine yer verilmektedir.

Çalışmanın en önemli sacayaklarından birisi, Türkiye’nin gerçekleri ve ihtiyaçları doğrultusunda 100 il ve 1000 ilçe projesinin hayata geçirilmesidir. 100 il ve 1000 ilçe projesi sadece iktisadi, sosyal, beşerî ve benzeri ihtiyaçlardan mürekkep değil; aynı zamanda Türk ve Türkiye Yüzyılı kapsamında büyüyen, gelişen ve ilerleyen Türkiye’nin istikbal hamlesidir. Bu doğrultuda çalışmada istatistiki veriler ile sosyopolitik ve sosyoekonomik şartlar bir arada değerlendirilmiş, 19 yeni il ve 78 yeni ilçe kurulması öngörülmüştür. Esas aldığımız ilke ve kriterler ile yapılan düzenlemelerin getireceği fayda, Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın büyüme, gelişme ve kalkınma hedeflerine uygun olarak belirlenmiştir.

Türk ve Türkiye Yüzyılı istikametinde yol aldığımız bir dönemde Türkiye’nin, 2017 yılındaki anayasa değişikliği doğrultusunda idari yapısına dair değişim ihtiyaçlarının büyüme stratejisine uygun ve akılcı bir şekilde karşılanması zorunlu bulunmaktadır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu anlayışla tarihî müktesebatımız, medeniyet birikimimiz, coğrafyamızın gerçekliği ve milletimizin ihtiyaçları doğrultusunda, kısır ve aktüel tartışmaların üstünde, siyasetin müşterek iradesiyle gerçekleştirilecek yapısal dönüşümlerle kalkınma hedeflerimize ve lider ülke ülkümüze ulaşabileceğimize inanıyoruz.

 

-İdarede yeniden düzenleme ihtiyacını doğuran sebepler nelerdir?

İdari sistemin toplumun ihtiyaçlarını karşılamada etkin bir araç durumuna dönüştürülebilmesinin başlıca yollarından birisi, anayasal çerçevede bu sistemin gelişmelere ayak uydurmasını sağlayıcı yönde sürekli yenilenmesidir. Dinamik bir süreç olan idareyi geliştirmeyi zorunlu kılan değişkenler pek çok olsa da bunların başında kamu hizmetlerinin değişen ve gelişen şartlara uyum sağlayabilir duruma getirilmesi gelmektedir. Yenilenme yaklaşımı, daha etkili ve verimli bir kamu yönetimi sisteminin kurulabilmesini amaçlamaktadır.

Bu ihtiyaç ve yaklaşımın arkasında yatan temel neden, işleyişinde beliren sorunları gidererek sistemi, öngörülen amaçları gerçekleştirebilecek bir niteliğe kavuşturmaktır. Yeniden yapılanma ihtiyacı, mevcut kurum ve kuruluşların görev, yetki ve sorumluluklarında değişiklik yahut yetki geçişmelerinin önlenmesi, yeni ihdas edilen kamusal faaliyetler gibi devlet fonksiyonlarının etkin bir şekilde yerine getirilebilmesi gereğinden de doğmaktadır.

Bir başka sebep ise Türk idari sistemi içinde yer alan kurumların işleyiş düzenlerinde beliren iç değişmelerle ilgilidir. Yeni teknolojilerin sisteme kazandırılması ve teknoloji kullanımından kaynaklanan sorunlar, yönetim ve halkla ilişkiler sistemindeki değişmeler, yönetim ile sosyoekonomik yapı ve siyasal düzen ilişkilerindeki uyumsuzluklar, devletin üstlenmesi gerekli yönetsel görev ve sorumluluklar konusunda ortaya çıkan değişmeler ve benzerleri de idarede yeniden düzenlemelere gidilmesini gerekli kılan temel değişkenleri oluşturmaktadır. Tüm bu düzenlemelerde temel ilke; idarede bütünlük, hizmette etkinlik, vatandaş odaklılık, kurumsal kapasite artışı, devlet organlarının verimli işleyişidir.

O hâlde 100 İl 1000 İlçe vizyonu ve projesi nedir?

100 İl 1000 İlçe projemiz, Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın idari vizyonudur. Türkiye’nin artan nüfusu, hızlanan şehirleşme süreci, değişen sosyoekonomik yapısı ve çeşitlenen kamu hizmeti talepleri; merkezî yönetim ile mahallî idarelerin teşkilat yapılarının günümüz şartlarına uygun biçimde yeniden ele alınmasını zorunlu kılmaktadır. Bu bağlamda proje kapsamında 19 yeni il ve 78 yeni ilçe kurulması öngörülmektedir. Öncelikle Türkiye’nin mevcut durumdaki idari yapısına bakmakta ve hatırlamakta yarar olacaktır.

İçişleri Bakanlığı verilerine göre, Türkiye mülki idare bölümleri envanteri şu şekildedir:

İl sayısı: 81
İlçe sayısı: 922
Mahalle sayısı: 32.314
Köy sayısı: 18.213
Bağlı sayısı: 23.572
Büyükşehir belediyesi sayısı: 30
İl belediyesi sayısı: 51
Büyükşehir ilçe
belediyesi sayısı: 519
İlçe belediyesi sayısı: 403
Belde belediyesi sayısı: 400
Toplam belediye sayısı: 1.403
İl özel idaresi sayısı: 51’dir.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye’nin nüfusu, 1 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla 86 milyon 320 bin 602 kişidir. Nüfus olarak bakıldığında hâlen 3 il 100 binin altında, 6 il 200 binin altında, 20 il de 300 bin nüfusun altındadır.

-DEVAM EDECEK-

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir