Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul’da Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın yer aldığı R4 formatı ile Birleşik Krallık, Almanya ve Fransa’nın katılımıyla gerçekleştirilecek R4+E3 formatındaki dışişleri bakanları toplantılarına ev sahipliği yapacak.
Türkiye’nin girişimiyle ilk kez düzenlenecek R4+E3 toplantısında, bölgesel gelişmeler ve ülkeler arasındaki iş birliği imkanları ele alınacak.
Görüşmelerde ayrıca R4 ve E3 ülkeleri arasında önümüzdeki süreçte geliştirilebilecek iş birliği ve koordinasyon imkanlarının değerlendirilmesi bekleniyor.
Bakan Fidan’ın toplantılarda yapacağı konuşmalarda, bölgesel güvenliğin sağlanmasında öncelikle bölge ülkelerinin sorumluluk alması gerektiğine dikkat çekmesi öngörülüyor.
Türkiye’nin bu yaklaşım doğrultusunda bölgesel sahiplenmeyi temel alan iş birliği mekanizmalarının güçlendirilmesine önem verdiğini vurgulaması beklenen Fidan’ın, mevcut anlaşmazlıkların birbirini derinleştirmesinin, çatışmaların farklı bölgelere yayılmasının ve bölgesel gerilimlerin daha geniş çaplı istikrarsızlığa dönüşmesinin önüne geçilmesi gerektiğini ifade etmesi bekleniyor.
Bakan Fidan’ın, Orta Doğu’daki gerilimlerin temelinde İsrail’in Filistin’deki işgalinin devam etmesi, uluslararası toplumun barış çabalarını zorlaştıran uzlaşmaz tutumu ve bölge geneline yayılan saldırganlığının bulunduğunu bir kez daha dile getirmesi bekleniyor.
Fidan’ın ayrıca tüm devletlerin, Kudüs’ün tarihî ve hukuki statüsüne zarar verebilecek ve iki devletli çözüm çabalarını sekteye uğratabilecek adımlardan kaçınması gerektiğini vurgulaması öngörülüyor.
İsrail’in yasa dışı yerleşimleri genişletme girişimleri ve yasa dışı yerleşimci terörünü teşvik etmesi karşısında uluslararası toplumun kararlı bir tutum sergilemesi gerektiğine işaret etmesi, İsrail üzerindeki baskının artırılmasının önemini gündeme getirmesi bekleniyor.
ABD ile İran arasındaki anlaşmazlığın çözümünde diplomasi ve diyaloğun tek sürdürülebilir yol olduğuna dikkat çekmesi beklenen Fidan’ın, askerî yöntemlerin kalıcı çözüm sağlamadığı gibi bölgedeki kırılganlığı artırdığını ve daha geniş çaplı çatışma riskini beraberinde getirdiğini belirtmesi planlanıyor.
Fidan’ın, Hürmüz ve Babülmendep boğazlarında seyrüsefer serbestisinin kalıcı biçimde güvence altına alınmasının bölgesel ve küresel istikrar açısından kritik önem taşıdığını vurgulaması bekleniyor.