Kamuoyunda “Yenidoğan Çetesi” olarak bilinen davada yargılama sürerken, Adli Tıp Kurumu (ATK) 3. Üst Kurulu tarafından hazırlanan kapsamlı bilirkişi raporları mahkemeye sunuldu. Raporda, yaşamını yitiren 10 bebekten üçünün uygun ve zamanında tıbbi müdahaleyle kurtulabileceği değerlendirilirken, diğer yedi bebek için ise böyle bir sonuca kesin olarak ulaşılamadığı belirtildi.
Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, bebek acil hastalarının anlaşmalı özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine yönlendirilerek ihmaller sonucu ölümlerine neden olunduğu ve bu yolla haksız kazanç sağlandığı iddialarıyla 62 sanık yargılanıyor.
37 Hekimin İmzasını Taşıyan Rapor Dosyaya Girdi
Mahkeme heyeti, daha önce dosyaya giren Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu raporu ile Adli Tıp Kurumu raporları arasında görüş farklılıkları bulunması üzerine, her bebek için ayrı değerlendirme yapılmasını istemişti.
Bu doğrultuda hazırlanan ve 37 uzmanın imzasını taşıyan toplam bin 284 sayfalık raporda, her bebeğin ölüm nedeni ile tedavi sürecindeki uygulamalar ayrıntılı şekilde incelendi.
Üç Bebek İçin ‘Kurtulabilirdi’ Değerlendirmesi
Rapora göre, Havvanur Karakoç’un ölümünde yetersiz beslenme, ağır akciğer hasarı, solunum yetmezliği, beyin hasarı ve sepsis etkili oldu. Kurul, uygun bakım, düzenli takip ve yeterli tedavi uygulanması halinde bebeğin yaşama ihtimalinin yüksek olduğu görüşüne yer verdi.
Öykü Helvacı’nın ölümünde ise ileri derece prematüre doğum ve solunum yetmezliği ön plana çıktı. Raporda, surfaktan tedavisindeki eksiklikler, damar yoluyla beslenme yetersizliği ve uzman hekim bulunmadan gerçekleştirilen müdahalelerin tıbbi standartlara aykırı olduğu belirtilirken, doğru tedavi uygulanması halinde bebeğin kurtulabileceği değerlendirildi.
Doğuştan kalp rahatsızlığı bulunan Serdarova bebeğin ölümünde de tanı, takip ve tedavi süreçlerinde tıp kurallarına uyulmadığı ifade edildi. Kurul, gerekli tıbbi uygulamaların zamanında yapılması halinde bebeğin yaşama ihtimalinin çok yüksek olduğu sonucuna ulaştı.
Yedi Bebek İçin Kesin Sonuca Ulaşılamadı
Raporda ayrıca Roua Kadan, Ayaz Karaduman, Melek Süleymanoğlu, Michelle Nwando Opara, Halime Alkari, Kerem Muhammet Tokluoğlu ve Kaya ailesinin ismi açıklanmayan bebeğiyle ilgili de değerlendirmelere yer verildi.
Bu bebeklerin tedavi süreçlerinde ihmaller ile ölümleri arasında bağlantı bulunduğu belirtilmesine rağmen, uygun tanı ve tedavinin uygulanması halinde kesin olarak hayatta kalabileceklerinin söylenemeyeceği ifade edildi.
Mahkemeye sunulan yeni Adli Tıp Üst Kurulu raporlarının, davanın ilerleyen aşamalarında sanıkların hukuki sorumluluğunun değerlendirilmesinde önemli deliller arasında yer alması bekleniyor.